Ergen çocuğunuzla konuşmak: 13–18 yaş için iletişim, mahremiyet ve gizlilik

Ergenlikte kapanan kapılar çoğu zaman gelişimin parçasıdır. Yan yana konuşmak, sorgu yerine merak, mahremiyet, hata sonrası onarma ve gizliliğin sınırı.

Akşamüstü Karşıyaka sahilinde yan yana yürüyen bir baba ve ergen oğlu

On iki yaşına kadar okuldan döner dönmez her şeyi anlatan çocuk, bir gün odasına girip kapıyı kapatır. Sorulara tek kelimeyle yanıt verir: “İyi.” “Bilmem.” “Hiç.” Veliler bu değişikliği çoğu zaman kişisel algılar, bir şeyi yanlış yaptıklarını düşünür. Odada sık duyduğum cümle şu: “Eskiden bizimle konuşurdu.”

Ergenlikte gencin ebeveyniyle arasına biraz mesafe koyması gelişimin bir parçasıdır. Ama bu, ilişkinin koptuğu anlamına gelmez. Değişen çoğu zaman konuşmanın biçimidir.

Neden kapanıyorlar

Ergenlik, kimliğin yeniden kurulduğu bir dönemdir. Genç “ben kimim, ailemden ayrı olarak neyi düşünüyorum” sorularıyla uğraşır. Bunun için ebeveynden biraz uzaklaşması, kendi düşüncelerini ve sırlarını taşıyabilmesi gerekir. Arkadaşlar daha önemli hâle gelir; onların ne düşündüğü bazen ailenin düşündüğünden daha ağır basar.

Bunun yanında beden hızla değişir, duygular daha yoğun yaşanır, uyku düzeni kayar. Genç bazen ne hissettiğini kendisi de tam bilemez. Ona sorulan “neyin var” sorusunun yanıtını gerçekten bilmiyor olabilir.

Kapanmanın bir başka nedeni de yargılanma korkusudur. Genç, anlattığı bir şeyin ardından ders, ceza ya da uzun bir nasihat geleceğini düşünüyorsa anlatmamayı seçer. Bu yüzden konuşma kapısını açık tutmanın ilk adımı, anlatılan şeye nasıl tepki verdiğinizdir.

Yan yana konuşmanın gücü

Gençler çoğu zaman karşı karşıya, göz göze konuşmaktan rahatsız olur. Masaya oturup “şimdi seninle konuşalım” demek bir sorgu odası havası yaratır. Oysa yan yana yapılan işler başka bir alan açar.

  • Arabada: Göz teması yoktur, yol bellidir, konuşma kendiliğinden başlar ve biter.
  • Yürürken: Sahilde akşam yürüyüşü, birlikte markete gitmek, köpeği gezdirmek.
  • Birlikte bir şey yaparken: Yemek hazırlamak, bir şeyi tamir etmek, vapurda yan yana oturup denize bakmak.

Bu anlarda büyük konular açmaya çalışmayın. Küçük bir şeyle başlayın, sessizlik olursa sessizliğe izin verin. Bazen genç en önemli şeyi arabadan inmeden önceki son dakikada söyler. O anda sakin kalmak, bir sonraki konuşmayı mümkün kılar.

Gece geç saatler de bir fırsat olabilir. Pek çok genç akşam ilerledikçe daha konuşkan olur. Yorgun olsanız da mutfakta çay içen gencinizin yanına birkaç dakika oturmak, beklemediğiniz bir sohbete dönüşebilir.

Sorgu yerine merak

“Kiminleydin? Nereye gittiniz? Saat kaçta döndünüz? Neden haber vermedin?” Bu soruların her biri tek başına makul olabilir. Art arda geldiklerinde ise genç kendini sanık sandalyesinde hisseder. Güvenlikle ilgili bilgi almak elbette gerekli; ama bunun dışındaki konuşmaların sorguya dönmemesi önemli.

Merak eden bir dil başka türlü işler. “Bugün okul nasıldı” yerine “Bugün seni güldüren bir şey oldu mu” diye sormak; dinlediği müziği, oynadığı oyunu, takip ettiği diziyi gerçekten öğrenmek istemek. Genç bir şey anlattığında hemen yorum ya da öneri yapmak yerine biraz daha dinlemek: “Sonra ne oldu?” “Sen ne hissettin?”

Her şeyi düzeltmeye çalışmamak da merakın bir parçası. Genç bir arkadaşıyla yaşadığı sorunu anlattığında çoğu zaman çözüm istemez, anlaşılmak ister. “Bu gerçekten can sıkıcı olmuş” demek, uzun bir çözüm listesinden daha çok işe yarayabilir.

Telefon, oda ve mahremiyet

Ergenlerle ailelerin en çok tartıştığı konulardan biri mahremiyettir. Genç kendi alanını ister: kapısı kapalı bir oda, şifreli bir telefon, ailenin okumadığı mesajlar. Bu istek gelişimseldir ve büyük ölçüde saygıyı hak eder.

Öte yandan ebeveynin güvenlikle ilgili bir sorumluluğu vardır. Bu iki ihtiyacı dengelemek için önerim, kuralları gizlice değil açıkça konuşmaktır. Telefonu habersiz karıştırmak ya da günlüğü okumak ortaya çıktığında güveni ciddi biçimde sarsar ve genç bir dahaki sefere daha iyi saklanmayı öğrenir.

Bunun yerine birlikte belirlenen kurallar işe yarar: Telefon gece hangi saatte ve nerede şarj edilir, hangi uygulamalarda yaş sınırı gözetilir, internette rahatsız edici bir şeyle karşılaşırsa kime söyler. Kapıyı çalmadan girmemek gibi küçük saygı jestleri de gence ciddiye alındığını hissettirir.

Gencin güvenliğiyle ilgili ciddi bir kaygınız varsa, örneğin tehlikeli bir ortama girdiğini ya da kendine zarar verdiğini düşünüyorsanız, durum değişir. O zaman mahremiyetten önce güvenlik gelir. Yine de bunu mümkün olduğunca açık yapın: “Senin için endişeleniyorum ve bunu görmezden gelemem.”

Hata yaptığınızda onarmak

Her ebeveyn bazen sesini yükseltir, haksız bir cümle kurar, gencin anlattığı bir şeye gereğinden sert tepki verir. Bu kaçınılmaz. Önemli olan, sonrasında ilişkiyi onarmaktır.

Onarma, “ama sen de” diye başlayan bir özür değildir. Kısa ve net olur: “Dün akşam sesimi yükselttim, bu doğru değildi. Kızgındım ama sana öyle konuşmamalıydım.” Bu tür bir cümle, gence hem hatanın kabul edilebileceğini hem de ilişkinin bir tartışmadan sonra da sürebileceğini gösterir. Gençler bu onarımı yetişkinden gördükçe, kendileri de zamanla benzer cümleler kurmaya başlar.

Onarım, kuralların ortadan kalktığı anlamına da gelmez. Sesinizi yükselttiğiniz için özür dileyip eve geç gelmenin sonucunu yine de konuşabilirsiniz. İkisi birbirini dışlamaz.

Gencin bireysel görüşmelere gelmesi

Ergenlerle çalışırken süreci gençle birlikte kurarım. İlk görüşmeyi genellikle veliyle yaparım, ardından genci tanırım. Bazı gençler ilk görüşmeye isteksiz gelir; bu çok olağandır. Onu zorla ikna etmeye çalışmak yerine “bir kere gidip bak, sonra birlikte konuşalım” demek daha çok işe yarar. Genç dinleneceğini ve kararlara katılacağını gördüğünde süreç kolaylaşır.

Gençle yapılan görüşmeler bireyseldir. Veliyle ayrıca, gencin de bildiği aralıklarla görüşürüz; bazen bu görüşmelere genç de katılır.

Gizlilik ve sınırı

Gencin anlattıkları gizlidir. Arkadaşlarıyla, okuluyla ya da ailesiyle ilgili söylediklerini ayrıntılı olarak velilere aktarmam. Bu gizlilik, gencin güvenle konuşabilmesi için gereklidir. Velilerle sürecin genel gidişatını ve evde destek olabilecekleri konuları paylaşırım.

Ama gizliliğin bir sınırı vardır ve bunu ilk görüşmede hem gençle hem veliyle açıkça konuşurum: Gencin kendine ya da başkasına zarar verme riski olduğunda ya da gencin kendisinin zarar görme tehlikesi içinde olduğunu öğrendiğimde gizlilik sınırlanır. Böyle bir durumda önce gençle konuşur, ardından veliyle ve gerekirse ilgili birimlerle iletişime geçerim. Genç bunu baştan bildiği için bu sınır güveni bozmaz; neyin nerede durduğunu bilmek çoğu zaman gence güven verir.

Acil bir durumda, yani gencin hemen şimdi kendine ya da başkasına zarar verme tehlikesi varsa, randevu beklenmez: 112 aranır.

Dikkat edilmesi gereken işaretler

Ergenlikte duygu dalgalanmaları olağandır. Ama genç haftalardır içine kapanıksa, eskiden keyif aldığı şeylerden kopmuşsa, uykusu ve iştahı belirgin biçimde değişmişse, okuldan uzaklaşmışsa, alkol ya da madde kullandığından şüpheleniyorsanız, kendine zarar verdiğine dair izler görüyor ya da ölümle ilgili sık konuştuğunu duyuyorsanız bir uzmanla konuşmayı düşünün. Depresyon ya da DEHB gibi bir tanı söz konusu olabilecekse, tanıyı çocuk ve ergen psikiyatristi koyar; psikolog değerlendirme ve destek sağlar ve iki uzman çoğu zaman birlikte çalışır.

Son bir not

Gencinizle aranızdaki mesafe, aradaki bağın koptuğu anlamına gelmiyor. Çoğu zaman kapının ardında sizi hâlâ dinleyen biri var. Destek almayı düşünüyorsanız ilk adım ücretsiz 15 dakikalık bir tanışma görüşmesi olabilir; gencinizin bu görüşmeye katılıp katılmayacağına birlikte karar veririz. Kendinize ya da başkasına zarar verme düşüncesi varsa 112’yi arayın.

Paylaş WhatsApp LinkedIn X Facebook
Yazar

Zeynep Aydın

Uzman Psikolog · Masal Çocuk ve Ergen Psikolojisi

Ege Üniversitesi psikoloji mezunu, gelişim psikolojisi yüksek lisansı. 2014’ten bu yana çocuklar, gençler ve aileleriyle çalışıyor; çocuk merkezli oyun terapisi ve kum tepsisi eğitimleri aldı.