Oyun terapisi nedir? Oyun odasında neler olur, bir seans nasıl geçer
Oyun çocuğun dilidir. Oyun odasında neler bulunduğu, bir seansın nasıl geçtiği, veli görüşmeleri, gizlilik ve sürecin ne kadar sürdüğü üzerine sade bir anlatım.

Veliler oyun terapisini ilk duyduklarında çoğu zaman şaşırır: “Çocuğum evde zaten oynuyor, burada ne farklı olacak?” Bu soru çok yerinde. Oyun terapisi evdeki oyunun yerine geçen bir şey değil. Çocuğun duygularını ve yaşantılarını ifade etmesi için kurulmuş, belirli bir çerçevesi olan bir terapi yaklaşımı. Benim çalıştığım yöntem çocuk merkezli oyun terapisi; yer yer kum tepsisi çalışmasını da ekliyorum.
Neden oyun
Yetişkinler sıkıntılarını kelimelerle anlatır: “Bu hafta çok gerildim, işte şu oldu, bu beni üzdü.” Çocuklarda bu beceri henüz gelişmektedir. Özellikle küçük yaşlarda bir çocuğun “kardeşim doğduğundan beri kendimi kenara itilmiş hissediyorum” demesini bekleyemeyiz. Ama aynı çocuk oyuncak bebeği kucağına alıp sonra yere bırakabilir, bir aslan figürüne evdeki bütün hayvanları kovalatan bir hikâye kurabilir.
Oyun, çocuğun dilidir. Oyuncaklar kelimeleri, oyun da cümleleri gibidir. Çocuk oynarken yaşadıklarını yeniden sahneler, korktuğu şeyi küçültür, gerçek hayatta kontrol edemediği şeyi oyunda kontrol eder, söyleyemediğini gösterir. Oyun terapisinde benim görevim bu dili dikkatle dinlemek ve çocuğa anlaşıldığını hissettirmektir.
Oyun odasında neler var
Karşıyaka’daki ofisimin büyük kısmı bir oyun odası. Oyuncaklar rastgele seçilmez; her biri çocuğa farklı bir ifade alanı açsın diye orada. Odada neler bulunduğunu kısaca anlatayım:
- Kum tepsisi: İçinde ince kum olan, tabanı mavi boyalı alçak bir tepsi. Çocuk kumu kazabilir, tepeler yapabilir, kumu açıp maviyi su ya da gökyüzü gibi kullanabilir.
- Minyatür figürler: Raflarda insanlar, aileler, hayvanlar, evler, ağaçlar, araçlar, köprüler, masal kahramanları, askerler ve canavarlar. Çocuk bunlarla kum tepsisinde kendi dünyasını kurar.
- Kuklalar: Çocuklar için kendi adına söyleyemediği bir şeyi bir kuklanın ağzından söylemek çok daha kolaydır.
- Boya ve hamur: Parmak boyası, pastel, oyun hamuru. Bazı çocuklar için ellerin kirlenmesi bile anlamlı bir deneyimdir.
- Bloklar: Kurmak ve yıkmak. Bir kule yapıp devirmek, çocuk için gücünü güvenli bir yerde denemenin yoludur.
- Ev ve aile oyuncakları: Mutfak seti, bebekler, doktor çantası, oyuncak telefon. Gündelik yaşamın sahnelendiği köşe burasıdır.
Odadaki her şey çocuğun boyuna göre yerleştirilmiştir. Çocuk istediği oyuncağa kendisi ulaşabilir. Bu da ona “burada seçim yapma hakkın var” mesajını verir.
Bir seans nasıl geçer
Seanslar genellikle haftada bir yapılır; her hafta aynı gün, aynı saatte. Süresi baştan bellidir. Bu düzen önemlidir, çünkü çocuk için öngörülebilir bir alan oluşturur. Çocuk, odanın her hafta orada olduğunu ve kendisini beklediğini bilir.
Seansın başında çocuğa kısa bir cümle söylerim: “Burası oyun odası. Burada birçok şeyi istediğin gibi yapabilirsin.” Sonra ne yapacağına çocuk kendisi karar verir. Ben ona ne oynayacağını söylemem, oyunu yönlendirmem. Yanında olurum, yaptığını izler ve sözlerle yansıtırım: “Aslanı en üste koydun.” “Bu kule çok yükseldi, düşecek gibi.” “Bu bebek bugün çok kızgın görünüyor.”
Bu yansıtmalar küçük görünür, ama çocuğa önemli bir şey söyler: Seni görüyorum ve ne hissettiğini anlamaya çalışıyorum. Zamanla çocuk duygularını daha rahat tanımaya ve adlandırmaya başlar.
Odada birkaç kural da vardır ve sayıları azdır. Çocuk kendine, bana ya da odaya zarar veremez. Bir sınır gerektiğinde bunu sakin bir dille söylerim: “Bana kum atmak istiyorsun, ama ben kum atılacak biri değilim. Kumu tepsinin içine atabilirsin.” Böylece duygu kabul edilir, davranışa ise sınır konur.
Seansın bitimine birkaç dakika kala çocuğa haber veririm. Bu, oyundan ayrılmayı kolaylaştırır. Çocuk oyuncakları toplamak zorunda değildir; odayı nasıl bıraktığı da oyunun bir parçasıdır.
Kum tepsisi çalışması
Bazı seanslarda çocuk kum tepsisine yönelir. Raflardan figürler seçip tepside bir sahne kurar. Bu bir köy olabilir, bir savaş, bir deniz kıyısı ya da tamamen karışık bir dünya. Ben sahneyi yorumlamam, çocuğa “bu ne anlama geliyor” diye sormam. İsterse anlatır, istemezse birlikte sessizce bakarız. Seans bittikten sonra sahnenin fotoğrafını çekip saklarım. Zaman içinde sahnelerin nasıl değiştiği, sürecin nasıl ilerlediğine dair bana fikir verir.
Veli görüşmeleri ne sıklıkla yapılır
Oyun terapisi yalnızca çocukla yapılan bir çalışma değildir; veliler sürecin önemli bir parçasıdır. Benim düzenimde çocukla seanslar başlamadan önce velilerle ayrı bir görüşme yapılır. Süreç boyunca da düzenli aralıklarla, genellikle birkaç seansta bir veli görüşmesi yaparım. İhtiyaç olduğunda bu aralık kısalabilir. Bu görüşmeler çocuk olmadan yapılır ve isterseniz online olabilir.
Veli görüşmelerinde evde neler değiştiğini, okuldan gelen bilgileri, sizi zorlayan durumları konuşuruz. Ben de sürecin genel gidişatını, gözlemlediğim temaları ve evde deneyebileceğiniz yaklaşımları paylaşırım. Bazen evde haftada bir kısa bir “özel oyun zamanı” kurmanızı öneririm: çocuğun yönettiği, sizin eşlik ettiğiniz bir oyun.
Gizlilik: neyi paylaşırım, neyi paylaşmam
Velilerin merak ettiği bir konu da bu. Oyun odası çocuğun güvenli alanıdır ve bu alanın güvenli kalması için çocuğun oyununun ayrıntılarını size aktarmam. “Bugün aslanı kardeşinin üstüne koydu” gibi bir anlatım çocuğun güvenini zedeler ve evde yanlış yorumlara yol açabilir.
Bunun yerine genel temaları paylaşırım: “Son seanslarda kontrol ve güç temaları öne çıkıyor” ya da “Bir şeyleri koruma, saklanma üzerine oyunlar sıklaştı.” Bu bilgiler, evdeki yaklaşımınızı şekillendirmenize yardımcı olur.
Gizliliğin bir sınırı vardır. Çocuğun kendisinin ya da başka birinin güvenliğiyle ilgili bir risk fark edersem, örneğin bir istismar şüphesi ya da kendine zarar verme işaretleri gibi, bunu sizinle ve gerektiğinde ilgili kurumlarla paylaşmam gerekir. Bu sınırı süreç başında velilerle, yaşı uygunsa çocukla da konuşurum.
Ne kadar sürer
Bu sorunun dürüst yanıtı şu: Çocuğa göre değişir. Bazı çocuklar için birkaç aylık bir süreç yeterli olur, bazıları için daha uzun bir çalışma gerekir. Çocuğun yaşı, yaşadığı güçlüğün ne olduğu ve ne zamandır sürdüğü, ailenin ve okulun süreçteki desteği bu süreyi etkiler. Bu yüzden ilk görüşmede size bir seans sayısı ya da bir sonuç sözü vermem.
Söyleyebileceğim şey şudur: Süreci düzenli olarak birlikte değerlendiririz. Veli görüşmelerinde neyin değiştiğine, neyin aynı kaldığına bakarız. Sonlandırma da birden yapılmaz; çocukla birlikte hazırlanarak, son seanslar önceden planlanarak gerçekleşir.
Oyun terapisi hangi durumlarda düşünülebilir
Çocuk merkezli oyun terapisi daha çok okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklarla yapılır. Kaygı, öfke, kardeş kıskançlığı, ayrılık, kayıp ve yas, aile içindeki değişiklikler ya da zor bir yaşantının ardından çocuğa destek olmak için düşünülebilir. Daha büyük çocuklarla oyun ve konuşma bir arada yürüyebilir. DEHB ya da otizm spektrumu gibi bir tanı şüphesi varsa, tanıyı çocuk ve ergen psikiyatristi koyar; psikolog olarak ben değerlendirme ve destek tarafında yer alırım. Gerektiğinde iki süreç birlikte ilerler.
İlk adım
Oyun terapisinin çocuğunuz için uygun olup olmadığını konuşmak isterseniz, ilk adım ücretsiz 15 dakikalık bir tanışma görüşmesi olabilir. Durumu kısaca anlatırsınız, ben de çalışma biçimimi ve sonraki adımları açıklarım.



